31 Temmuz 2015 Cuma

Moda Tutkumun Başlangıcı ve Moda Yazarlığı Serüvenim

Herşey pinterest diye bir sosyal mecrayı keşfetmemle başladı.
 
Düğün hazırlığı yaptığım dönemde kına kıyafeti ve gelinlik için webde uzun araştırmalarım oldu.
Beğendiğim modelleri telefonuma kaydediyordum. Biryerden sonra telefonumun hafızası yeterli gelmez oldu, içinde çok fazla fotoğraf olduğu için telefon yavaşlamaya da başladı :) Koç burçları sabırsızlıkları ile bilinir, yavaş telefon yavaş bilgisayar hiç tahammül edemediğimiz şeylerdir.
 
Telefonuma kaydettiğim fotoğrafları pintereste yüklersem hem telefonumdaki yavaşlıktan ve hafıza probleminden kurtulacağımı, hem de o fotoğraflara istediğim zaman istediğim yerden ulaşabileceğimi farkettiğimde Pinterestte panolar oluşturmaya başladım.
 
İlk önce Tasarım Harikası Elbiseler ve İlham Veren Gelinlikler panolarını oluşturdum.
 
 
Sonra telefonumdaki fotoğraflara Pinterestte bulduklarım eklendi. Git gide elbiselerin sayısı o kadar arttı ki geri dönüp bakmak istediğimde kısa sürede bulmak zorlaştı. Ben de tasarımcısının adına göre yeni panolar açıp tasarımcısını bildiğim kıyafetleri o panolara taşımaya başladım.
 











 
 Ben bu paylaşımları yaparken birgün http://724kadin.com/ adlı siteden bir mesaj aldım. Moda yazarlığı maceram da böylelikle başlamış oldu. Aşağıda söz konusu sitede yayınlanmış yazılarımın linklerini bulabilirsiniz. Keyifli okumalar efem :)
 
 
 
 
 
 
 
 
Devamı gelcek inş :)

3 Temmuz 2015 Cuma

Barselona'da Flemenko Deneyimi

13-17 Nisan arasında iş nedeniyle Barselona'daydım. İlk gün toplantı ve konferansları hallettikten sonra akşam daha önce Barselonaya giden bir arkadaşın tavsiyesiyle Flemenko izlemeye gittik. Çünkü Barselona’ya kadar gelipte bir Flamenko gösterisi izlemeden geri dönmek olmazdı.
 
 
Burada onlarca Flamenko gösterisi yapan irili ufaklı mekan var.Farklı fiyatlar ve menülerle kombine ediliyor. Biz yemeksiz bir menü seçtik. (zaten dini hassasiyetlerimizden dolayı heryerde herşeyi yiyemiyoruz malum.)  Genellikle iyi bir show 1 saat civarında sürmektedir. Biz bir saatlik bu show için 35 Euro ödedik ve 1 içki bu fiyata dahil. 3 kişilik grubumuzdan bir kişi yav yapmayın etmeyin, bir saatlik dans izlemek için 100 tl para verilir mi dediyse de  diğer arkadaş (arkadaş dediğime bakmayın müdürüm olur kendisi :D )ve ben bu deneyimden mahrum kalmamalıyız diye ısrar ettik.
 
 
 
Çivili ayakkabıların zemine vurduğundaki o ses sanki içinizde yankılanıyor. Bu dans ve müzik türü hüzün, neşe, öfke gibi birçok duyguyu aynı anda iletebiliyor size.
 
 
 
Fotoğraflar cep telefonuyla çekildiği için çok kaliteli değiller, idare ediceksiniz artık. Cep telefonu demişken dans bittiğinde nasıl kendimden geçmişsem telefonumu masada unutup kalkıp gitmişim. Metroya bindikten sonra farkettim telefonumun olmadığını, koştur koştur mekana geri döndük. Hemen telefon için geldiğimizi anlayıp telefonumu geri verdiler. Şanslıydım sanırım, yabancı bir ülkede, kalabalık bir mekanda unutulan bir telefonun geri gelme ihtimali düşüktü ama garsonlar bulup saklamışlar.
 
 
 
Bütün ekip bir arada bitiş selamını verirken...
 
 
 
Eğer sizin de bir gün yolunuz Barselona'ya ya da İspanya'nın herhangi bir şehrine düşerse (neticede Flemenko Endülüs bölgesine has, oradan çıkmış bir dans) gezinizi daha da renklendirmek için güzel bir flemenko show izleyin.

3 Şubat 2015 Salı

Mardin'den Zafaran Çayı ve Tarçınlı Badem Şekeri

İşyerinden bir arkadaşım daha önce Mardin'de Kalkınma Ajansında çalışmış. Ordaki arkadaşlarından birine badem şekeri siparişi verebileceğini söylediğinde siparişlerimizin geleceği firmanın web sitesini inceledim ve Zafaran Çayı ile Special Badem şekeri diye satılan tarçınlı badem şekeri ilgimi çekti.
Firmanın linki;
http://www.davutselim.com.tr/special_badem_sekeri-uruncesitleri-43-2

Hemen sipariş verdim. Dün ürünler geldi.

Ben de akşam dizi izlerken çayı demleyip içtim (yanında badem şekeri ile tabi).

Çayı üzerinde tarif ettiği şekilde demleyecektim ki eşim o bize çok gelir sen onun yarısını yap dedi. (biz normalde çay sevmeyen/içmeyen bir çiftiz de)Yarım yemek kaşığı çay ile biz 2'şer fincan çay içtik daha da arttı.

Çayın hoş bir aroması var, ilk içtiğim fincan oldukça hoşuma gitti ancak 2. fincana geçtiğimde o aroma daha da yoğunlaştı. 3. fincanı içecek olsam muhtemelen içemezdim, ağırlaşmış olurdu çünkü tadı.

Ben normalde çay içen bir insan olmadığım için benim yorumlarım ne derece ciddiye alınır orası ayrı bir mevzu :) Zaten kendimi bu konuda bir otorite görmüyorum. Üniversite yıllarımda Kırgız bir arkadaştan öğrenip severek içtiğim sütlü çayın Türk insanının damak tadına uymadığını en az 10 kişiye denettikten sonra idrak etmiştim mesela. Hele de çay tiryakilerinin bir türlü ısınamadığı bir lezzet sütlü çay.

Badem şekeri oldukça başarılıydı, o konuda otorite sayabilirim kendimi :)
Rabbim bizzat Mardin'e gidip orada bu ve benzeri daha bir çok tadı tatmayı nasip eder umarım.

21 Kasım 2014 Cuma

İlk Yazı, İlk Heyecan

Merhaba,

Uzun süredir blog dünyasını takip ederim ancak kendi blogumu oluşturmak için cesaretim yoktu ta ki Üniversite Plus'ta Sosyal Medya Stratejileri dersini alana kadar.

Öncelikle Üniversiteplus nedir diyenler için kısa bir açıklama yapalım. Üniversite hocalarının ücretsiz/makul bir ücret karşılığında ders verdiği online bir platform. Klasik eğitimin yerini tutmaz tartışmaları süredursun okul ya da kurslara vakit ayıramayan insanların bilgilerini tazeleyebilmesi ve yenilikleri takip edebilmesi açısından oldukça yararlı bir platform üniversiteplus.

Ben de sitedeki bir çok ders içinden Boğaziçi Üniversitesinde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışan Ayşe Kök'ün verdiği Sosyal Medya Stratejileri dersini seçtim. Belki de Boğaziçi mezunu olmam etkili oldu bu dersi seçmemde bilemiyorum ama derinlerde yatan bir sebep uzun zamandır kendi blogumu oluşturmak istemem olsa gerek. Daha almayı düşündüğüm bir çok ders var :)

Siteyi incelediğinizde aa ne güzelmiş dediğiniz dersler varsa almakta acele edin. Sonra siz başka işlere dalıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz o ders artık yok, yerine başka yeni dersler eklenmiş :) Dersler sürekli güncelleniyor. Derslerin çeşitliliğini gösterebilmek adına sizler için birkaç ekran görüntüsü aldım.




Artık kendi blogum olduğuna göre denediğim değişik yemek tariflerini, gezdiğim gördüğüm yerleri, deneyimlediğim tüm güzel şeyleri burada yazabilirim. Zaten çocukluğumdan beri bildiğim şeyleri başkalarına öğretmekten hep zevk almışımdır. Bilginin de zekatının ödenmesi gerektiğine olan inancım da etkili olabilir bu durumda :)

En kısa zamanda yeni yazılarla görüşmek üzere.

Sevgiyle kalın.